... ::: Site Sıcaklığı ve Paylaşım Mekanı ::: ...

...::: ÜYELERİMİZE SINAVLARINDA BAŞARILAR :::...
 
PortalliAnasayfaSSSAramaKayıt OlÜye ListesiKullanıcı GruplarıGiriş yap

Paylaş | 
 

 ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
MuRaT_75
Admin Yardımcısı
 Admin Yardımcısı
avatar

Mesaj Sayısı : 48
Yaş : 29
Nerden : ardahan
MSN Adresi : cimbomlu_murat4088@hotmail.com
Kayıt tarihi : 05/10/07

MesajKonu: ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE   Paz Kas. 25, 2007 2:58 pm

Çanakkale Şehitlerine

Şu Boğaz harbi nedir? Var mı ki dünyada eşi?
En kesif orduların yükleniyor dördü beşi,
Tepeden yol bularak geçmek için Marmara’ya
Kaç donanmasıyla sarılmış ufacık bir karaya,
Ne hayasızca tahaşşüt ki ufuklar kapalı !
Nerde gösterdi vahşetle “bu:bir Avrupalı”
Dedirir yırtıcı,his yoksulu,sırtlan kümesi,
Varsa gelmiş,açılıp mahbesi, yahut kafesi,
Eski Dünya,Yeni Dünya, bütün akvam-ı beşer.
Kaynıyor kum gibi... Mahşer mi, hakikat mahşer,
Yedi iklimi cihanın duruyor karşısında;
Ostralya ‘ya beraber bakıyorsun: Kanada!
Çehreler başka, lisanlar, deriler rengarenk.
Sade bir hadise var ortada :vahşetler denk.
Kimi Hindû, kimi Yamyam, kimi bilmem ne belâ...
Hani tauna da zûldür bu rezil istila...
Ah o yirminci asır yok mu, o mahluk-i asil,
Ne kadar gözdesi mevcut ise hakkıyla sefil,
Kustu Mehmetçiğin aylarca durup karşısına;
Döktü karnındaki esrarı hayazıscasına.
Maske yırtılmasa hâla bize afetti o yüz ...
Medeniyet denilen kahbe, hakikat, yüzsüz.
Sonra mel’undaki tahribe müvekkel esbab,
Öyle müthiş ki: eder her biri bir mülkü harab.
Öteden saikalar parçalıyor afakı;
Beriden zelzeleler kaldırıyor â’makı;
Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin;
Sönüyor göğsünün üstünde o aslan neferin.
Yerin altında cehennem gibi binlerce lağam;
Atılan her lağamın yaktığı yüzlerce adam.
Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer;
O ne müthiş tipidir; savrulur enkaz -ı beşer...
Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el, ayak;
Boşanır sırtlara, vadilere, sağnak sağanak.
Saçıyor zırha bürünmüş de o namerd eller,
Yıldırım yaylımı tufanlar, alevden seller.
Veriyor yangını, durmuş da açık sînelere,
Sürü halinde gezerken sayısız tayyare.
Top tüfekten daha sık, gülle yağan mermiler...
Kahraman orduyu seyret ki bu tehdide güler!
Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından
Alınır kal’a mı göğsündeki kat kat iman?
Hangi kuvvet onu, haşa, edecek kahrına râm ?
Çünkü te’sis-i İlahi o metin istihkam .
Sarılır,indirilir mevki-i müstahkemler,
Beşerin azmini tevkif edemez sun-ı beşer;
Bu göğüslerse Hûda’nın edebi serhaddi;
“O benim sun-ı bedîim, onu çiğnetme “ dedi.
Âsım’ın nesli...diyordum ya...Nesilmiş gerçek;
İşte çiğnetmedi nâmusunu,çiğnetmeyecek.
Şüheda gövdesi, bir baksana, dağlar,taşlar...
O rüku ‘olmasa,dünyada eğilmez başlar,
Vurulup tertemiz alnından uzanmış yatıyor .
Bir hilal uğruna,Yarab, ne güneşler yatıyor.
Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş asker!
Gökten ecdad inerek öpse o pâk alnı değer.
Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhid’i...
Bedr’in aslanları ancak bu kadar şanlı idi...
Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?
“Gömelim gel seni tarihe “ desem, sığmazsın.
Herc ü merc ettiğin edvâra da yetmez o kitab...
Seni ancak edebiyyetler eder istiab.
“Bu, taşındır “ diyerek Kâbe ‘yi diksem başına;
Rûhumun vahyini duysam da geçirsem taşına;
Sonra gökkubbeyi alsam da, rida namıyle,
Kanayan lahdine çeksem bütün ecramiyle;
Ebr-i nisanı açık türbene çatsam da tavan,
Yedi kandilli Süreyya’yı uzatsam oradan;
Uzanırken, gece mehtabı getirsem yanına,
Türbedarın gibi fecre kadar bekletsem;
Gündüzün fecr ile avizeni lebriz etsem;
Tüllenen mağribi,akşamları, sarsam yarana....
Yine bir şey yapabildim diyemem hâtırana....


M. Akif ERSOY


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» ÇANAKKALE CEPHESİ

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
... ::: Site Sıcaklığı ve Paylaşım Mekanı ::: ... :: GT Edebi Türler :: Şiir :: Kahramanlık-
Buraya geçin: