... ::: Site Sıcaklığı ve Paylaşım Mekanı ::: ...

...::: ÜYELERİMİZE SINAVLARINDA BAŞARILAR :::...
 
PortalliAnasayfaSSSAramaKayıt OlÜye ListesiKullanıcı GruplarıGiriş yap

Paylaş | 
 

 SAKARYA TÜRKÜSÜ

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
MuRaT_75
Admin Yardımcısı
 Admin Yardımcısı
avatar

Mesaj Sayısı : 48
Yaş : 29
Nerden : ardahan
MSN Adresi : cimbomlu_murat4088@hotmail.com
Kayıt tarihi : 05/10/07

MesajKonu: SAKARYA TÜRKÜSÜ   Paz Kas. 25, 2007 3:00 pm

Sakarya Türküsü

İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya;
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya,

Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.

Her şey akar, su, târih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar, birinden kir.

Akışta demetlenmiş, büyük, küçük, kâinât;
Şu çıkan buluta bak, bu inen suya inat!.

Fakat Sakarya başka, yokuş mu çıkıyor ne,
Kurşundan bir yük binmiş, köpükten gövdesine;

Çatlıyor, yırtınıyor yokuşu sökmek için,
Hey Sakarya, kim demiş suya vurulmaz perçin?

Rabbim isterse, sular büklüm büklüm burulur,
Sırtına Sakarya'nın, Türk târihi vurulur.

Eyvah, eyvah, Sakarya'm, sana mı düştü bu yük?
Bu dâvâ hor, bu dâvâ öksüz, bu dâvâ büyük!..

Ne ağır imtihandır, başındaki Sakarya!
Bin bir başlı kartalı nasıl taşır kanarya?

İnsandır sanıyordum mukaddes yüke hamal:
Hamallık ki, sonunda, ne rütbe var, ne de mal,

Yalnız acı bir lokma, zehirle pişmiş aştan;
Ve ayrılık, anneden, vatandan, arkadaştan,

Şimdi dövün Sakarya, dövünmek vakti bu ân;
Kehkeşanlara kaçmış eski güneşleri an!

Hani Yûnus Emre ki, kıyında geziyordu;
Hani ardında çil çil kubbeler serpen ordu?

Nerede kardeşlerin, cömert Nil, yeşil Tuna;
Giden şanlı akıncı, ne gün döner yurduna?

Mermerlerin nabzında hâlâ çarpar mı tekbir?
Bulur mu deli rüzgâr o sedayı: Allah bir!

Bütün bunlar sendedir, bu girift bilmeceler;
Sakarya, kandillere katran döktü geceler.

Vicdan azâbına eş, kayna, kayna Sakarya,
Öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya!

İnsan üç beş damla kan, ırmak üç beş damla su;
Bir hayâta çattık ki; hayâta kurmuş pusu.

Geldi ölümlü yalan, gitti ölümsüz gerçek;
Siz, hayat süren leşler, sizi kim diriltecek?

Kaf dağını assalar, belki çeker de bir kıl!
Bu ifritten sualin, kılını çekmez akıl!

Sakarya, sâf çocuğu, mâsum Anadolu'nun,
Dîvânesi ikimiz kaldık Allah yolunun!

Sen ve ben, göz yaşıyla ıslanmış hamurdanız;
Rengimize baksınlar, kandan ve çamurdanız!

Akrebin kıskacında yoğurmuş bizi kader;
Aldırma, böyle gelmiş, bu dünyâ böyle gider!

Bana kefendir yatak, sana tâbuttur havuz;
Sen kıvrıl, ben gideyim. Son Peygamber kılavuz!

Yol onun, varlık onun, gerisi hep angarya;
Yüz üstü çok süründün, ayağa kalk, Sakarya...

Necip Fazıl KISAKÜREK
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
SAKARYA TÜRKÜSÜ
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
... ::: Site Sıcaklığı ve Paylaşım Mekanı ::: ... :: GT Edebi Türler :: Şiir :: Kahramanlık-
Buraya geçin: