... ::: Site Sıcaklığı ve Paylaşım Mekanı ::: ...

...::: ÜYELERİMİZE SINAVLARINDA BAŞARILAR :::...
 
PortalliAnasayfaSSSAramaKayıt OlÜye ListesiKullanıcı GruplarıGiriş yap

Paylaş | 
 

 Başka Gözler İçin Yazmak

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
MuRaT_75
Admin Yardımcısı
 Admin Yardımcısı
avatar

Mesaj Sayısı : 48
Yaş : 29
Nerden : ardahan
MSN Adresi : cimbomlu_murat4088@hotmail.com
Kayıt tarihi : 05/10/07

MesajKonu: Başka Gözler İçin Yazmak   Çarş. Kas. 28, 2007 1:45 pm

Başka Gözler İçin Yazmak

Bazen okumak da yazmak da sıradanlaşır. Tabiatındaki o hırçınlığı, arzuyu yitirir. 'Alıştığımız bir şey' gibi gelir elimize aldığımız her kitap. Ya da yazmaya durduğumuz cümleler. Hiçbir yabaniliği, kekremsiliği kalmaz, taze meyve tadı barındırmaz. En azından öyle olmaya başladığını fark ederiz.

Oysa biraz yabanidir yazı, dik başlıdır. Sıradanlığa, alışılagelmişe boyun eğmeyen bir karakteri vardır. Bunu yitirirse yazana da okuyana da faydası dokunmaz. Şimdilerde böyle bir hal var. Yazının, şiirin, okurlar arasında derin bir heyecan estirdiğini görmüyoruz. Tüketilen bir şeye dönüşüyor git gide edebiyat. Market kültürünün nesnesi olmaya duruyor. Kitaplar, evet satılıyor hem de çok satılıyor; fakat arzuyla ve coşkuyla okunmuyor. Yazarlar, şairler de okumuyor birbirlerinin kitaplarını. Göz atıyorlar sadece. Kendilerinden söz açmış mı, ona bakıyorlar.

Her yazı, kâğıda düşen her dize bir çığlıktır oysa... Ve yazan, o çığlığın varıp sahibini bulmasını, bulup onu uyandırmasını bekler. Bir tek okur bile olsa bu, sesinin ona ulaştığını bilmek, yazıyor olmasını anlamlı kılar. Onu yitirmek korkunçtur. Pablo Neruda, Eliot'ı, şiirlerini herkesten iyi anlayan okurunu, yitirmekten korkmuştu bir zaman. Hep Neruda'nın mısralarını okuyan Eliot, günün birinde kendi yazdığı şiirleri okumaya başlamıştı. Ve Neruda, bir kıskançlığa bürünerek, "Okumayın bana onları, okumayın bana onları!" diye feryat edip kendini banyoya kilitlemişti. Fakat Eliot, şiirlerini kapının deliğinden okumaya devam etmişti. Üzülmüştü Neruda... Niçin? diye soran şair dostu Frazer'e şöyle demişti: "Okurumu yitirmek istemiyorum... Ona bunca özen gösterdim. Şiirimin kıvrımlarını bile yakından tanıdı. O resim yapabilir... Denemeler yazabilir. Fakat ben okurumu elimde bulundurmak, kendim için alıkoymak istiyorum. Yaban ülkelerin bitkisi gibi... Onu büyüteyim istiyorum..."

Açık etmese de her yazar ve şair, 'yaban ülkelerin bitkisi gibi' okurlar ister. Yalnız kendisinin bakıp büyüttüğü okurlar... Buna hakkı var mıdır? Yoktur belki, ama yeryüzüne bıraktığı o çığlığı, ancak böyle birinin duyabileceğine inanır. Yazdıklarını 'kıvrımlarına kadar' ancak onun anlayabileceğine... Neruda, okurunu kıskanıyordu ve korkusu yersiz değildi elbette... "Böyle giderse şairler bundan sonra yalnızca öteki şairler için eser yayımlayacak... Her biri kendi şiir dergiciğini çıkarıp ötekinin cebine koyacak... Son şiirini ötekinin tabağına bırakacak..." diyordu. Yıl 1973'tü... Neruda, şiirin insanlara heyecan katmadığından yakınıyordu: "Şairlerin şairler için yayımlaması, beni heyecanlandırmıyor, yüreklendirmiyor... Kaçıp doğaya sığınmaya iteliyor. Bir kayaya, bir dalgaya sığınmaya iteliyor. Yayınevlerinden uzaklara, basılı kağıtlardan uzaklara..." Onu uzaklara kaçmaya 'iteleyen' yapaylıkların bugün ne kadar azgınlaştığını, hayatımızı, edebiyat ortamını nasıl arsızca kapladığını anlatmaya gerek var mı?

Edebiyat, okurla bağını, o heyecan fırtınasını yitirdi. Şairler, öteki şairler için yazıyor şiirlerini. Romancılar, öykücüler, denemeciler de... Kehanet değildi Neruda'nın 'Yaşadığımı İtiraf Ediyorum'da yazdıkları. Hepsi bir bir gerçekleşti. Edebiyatın bu daracık döngüden, bu umutsuzluk dolabından çıkması için yeni karşılaşmalara, yeni konukluklara ihtiyacı var. Belki yeni hülyalarla tanışması, tükenmez kaynaklar bulması gerekiyor... Şiir, diyordu Neruda, "uzakta, okurla bağlantısını yitirdi... Bunu yeniden kazanması gerekiyor..." Nasıl mı? "Karanlıklarda yol alması, insanların kalpleriyle, kadınların gözleriyle, yollarda bilinçsiz kişilerle karşılaşması gerekiyor. Belirli yarı uykulu anlarda ya da yıldızlı gecelerde tek tek bir mısra arayan kişilerle... Böylesine önceden kestirilemeyen bir konukluk, her yolun, okunmuş her şeyin, öğrenilmiş her şeyin yorgunluğuna değer... Tanımadıklarımız arasında kendimizi yitirmeliyiz ki, onlar da yollarda bizleri okusunlar... Bin yıldır hep o aynı ormanda yaprakların düştüğü kumlarda... Ve ortaya koyduğumuz şeyi sevip okşayarak bağrımıza basmalıyız... İşte ancak o zaman gerçekten şair oluruz. Şiir o şeylerde yaşayacaktır." Edebiyat, o şeylerde yaşayacaktır, kendimizi yitirdiğimiz meçhullerde. Öyleyse yıldızlı gecelere, başka kalplere, başka güzel gözlere doğru yola çıkmalı erkenden...
ALİ ÇOLAK
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Başka Gözler İçin Yazmak
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Düşündürücü sözler
» Sevgi dolu sözler...
» AKILLI SÖZLER
» Recep İvedikten sözler
» Özür Mesajları Kategorisindeki Güzel Sözler

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
... ::: Site Sıcaklığı ve Paylaşım Mekanı ::: ... :: GT Edebi Türler :: Deneme-
Buraya geçin: